İyi ki kitaplar var...

İyi ki kitaplar var...

2 Eylül 2015 Çarşamba

Jack London - Demir Ökçe





Orijinal Adı: The Iron Heel

Okuduğum Baskı ve Tarihi: II.Baskı - Ağustos 2014

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Sayfa Sayısı: 320

Kitabı Bitirdiğim Şehir: İzmir

Puanım: 7/10

-Arka Kapak-

Jack London'ın Demir Ökçe'si distopya edebiyatının ilk örneği olarak kabul edilir. Günümüzden yüz yılı aşkın bir zaman önce kaleme aldığı eserinde London, çok eski ama hiç eskimeyen bir hikâyeyi konu edinir. Ezen ve ezilen mücadelesi tüm çıplaklığıyla gözler önündedir. Amerika Birleşik Devletleri'ni pençesine almış olan Oligarşi, namıdiğer Demir Ökçe tüm şiddeti ve gaddarlığıyla emekçilerin üzerine yürümektedir. Tröstler, ekonomik ve siyasi ilişkiler, faşist devlet yapılanması sanki daha o zamandan yirminci yüzyılda insanlığın yaşayacağı acı olayların habercisi gibidir...

-Değerlendirme-

Merhaba. 

Uzun süredir yazı bırakamadım ama kitap okumaya devam ediyordum. Hızım biraz yavaşlasa da okuyoruz bir şeyler. 
Öncelikle editör abi ve ablalara şunu söylemek istiyorum. Keşke başına, kıyısına, köşesine bir not düşeydiniz de beni on kere başa döndürmeseydiniz. Aslında bu kitap anlatıcı konumunda olan Avis Everhard’ın anılarından oluşuyor. Biz o anıları okuyoruz. Kitabın içinde kitap anlayacağınız. İnception’mu deniyor nedir. Bu olabilir, eyvallah. Ama bir de bu anılara hayali biri tarafından bir önsöz yazılınca oldu her şey çorba. Benim niyeyse aklım bulandı. Dedim ne oluyor, kim neyi anlatıyor derken başa döndüm durdum. Belki sadece bana olmuştur ama öyle yani. :( 



Jack London’un Beyaz Diş’ini okumuş ve çok beğenmiştim. Demir Ökçe’ye de bu gazla başladım ama beklenti mi yüksek oldu nedir aynı tadı alamadım. Ele alınan konular çok farklı belki ama anlatımın yer yer sıkıcı olması beni üzdü. Bunda işlenen konunun siyasi bir olgu olması da etkili olabilir ama bu kitap o kadar da iyi değildi benim için.

Demir Ökçe kitabı distopya denen türün ilk örneklerinden kabul ediliyor. Kitabın sosyalizm ile ilgili bir konusu olduğunu bildiğim için George Orwell tarzı bir hikâye bekliyordum ama öyle olmadı. Yazar Jack London bu kitapla net bir sosyalizm aktarımı yapmış. George Orwell eserlerini yazdığı dönemle de alakalı olsa gerek sosyalist yönetimleri ve liderleri aşırı merkeziyetçi ve baskıcı olmakla eleştiriyordu. London ise sosyalizm kardeş oligarşi, emperyalistler kalleş demiş resmen. 
Avis ve Ernest Everhard çiftinin başından geçenleri Avis Everhard’ın anıları olan notlardan okuyoruz biz.  Oligarşi ve emperyalizmin emekçileri nasıl sömürdüğünü, adalet kurumları onların elinde olduğu için istedikleri gibi at koşturabileceklerini evli bir çift üzerinden aktarıyor. Demir Ökçe tabirini de oligarşi için kullanmış. Gerçekten yaratıcı bir isim. Oligarşi demirden bir topuk gibi baskı yapıyor insanlara. 

İşlenen konu güzel bir şey olmasına rağmen dediğim gibi anlatım çok iyi değil. Hikâye biraz yavan kalmış gibi. Ayrıca kitap distopyayı ‘’andırıyor’’ bence. Tam bir distopya diyemem ben. Olaylar çok hızlı ve detay olmadan anlatılıyor. Siyasi tiradlar ziyadesiyle mevcut. Bir de her şey çok hızlı gelişiyor. Oldu, bittiye geldi neredeyse her şey. Distopya sevenlere yavan geleceğini düşünüyorum.

Herkese keyifli okumalar!