İyi ki kitaplar var...

İyi ki kitaplar var...

13 Aralık 2016 Salı

Murat Menteş - Dublörün Dilemması



Kitabın Adı: Dublörün Dilemması

Okuduğum Baskı ve Tarihi: XXVI.Baskı - Temmuz 2016

Yayınevi: April Yayıncılık

Sayfa Sayısı: 267

Kitabı Bitirdiğim Şehir: İzmir

Puanım: 6/10


-Arka Kapak-

Nuh Tufan, İbrahim Kurban, Rıza Silahlıpoda, Umur Samaz, Su Samaz, Habip Hobo, Ferruh Ferman, Dilara Dilemma...
" ... Biz yetimler intikam iştiyakıyla doluyuzdur. Dehşeti dengelemeye yatkınızdır. Başkalarının öçlerini de almaya hevesleniriz. Yetimlik bize kanlı doğaçlamalar yapma cüreti verir. Suçlamakla ya da suç işlemekle kaybolmayan bir masumiyet imtiyazına sahibizdir.
İtiraf etmeliyim ki, aziz okur, benim ömrüm, her birini gebertmek istediğim insanlarla aramdaki buzdağlarını eritmeye çalışmakla geçiyor. Mesela zenginlerden nefret ediyorum, ne yapayım, elimde değil. O restoran sürüngenleri, fiyaka kumkumaları, yapmacık kasvetin mıymıntı bekçileri, ticari bir şiveyle konuşan zehirli papağanlar, hileli bir neşe içinde geviş getiren bunak vampirler, modanın ipiyle kuyuya inen kibirli cambazlar, tatile gebe fırlamalar, alaturka bir sadizmle zıvanadan çıkanlar, alafranga bir mazoşizmle yılışıklaşanlar... Hepsine teker teker Kolombiya kravatı takmak istiyorum! 
[Kolombiya kravatı: Meksika mafyasının uyguladığı bir cezalandırma biçimi: Kurbanın gırtlağına bir delik açılır ve dili bu delikten sarkıtılır.]
Gerçi zamanla esnekleştim. Ulaşılması ve vazgeçilmesi en zor nimetin sükunet olduğunu anladım galiba. Tamam, zenginlere merhamet duyacak kadar güçlü değilim hâlâ, fakat sayıların artışındaki boşunalığın eşiğini görebiliyorum. İbrahim Kurban'dan öğrendiğim kadarıyla, yeşil banknotlar kamuflajdan başka bir şeye yaramıyor. Aptallığı, beceriksizliği, acizliği, yalnızlığı kamufle ediyorlar... Ayrıca, yetimlik zaman aşımına uğramaz, haddizatında yetim olmayanlar da yetimliğe doğru seyreder. Yani kimsesizlik, kimsenin tekelinde değildir. Kainat ve tarihin bekleme salonunda biraz soluklanıyoruz, çoğunlukla da adımız anonslanmadan kainata ve tarihe gömülüyoruz...

-Değerlendirme-

Merhaba! Aralık ayında okuduğum son kitap Murat Menteş’in Dublörün Dilemması isimli kitabı oldu. Kitabın isminde olduğu gibi ben de büyük bir dilemma içindeyim. Çünkü kitaba ne çok kötü ne de çok iyi diyebiliyorum. Bilmeyenler için söylemiş olayım. Dilemma: ikilem, arada kalma gibi anlamlar taşıyan bir kelime. Bak bilgi verdim. Aynı yazar Murat Menteş gibi bilgi veren cümle kurdum. Yoksa Murat Menteş İbrahim Kurban ile anlaşıp benim maskemi yaptıda bu yazıyı mı yazıyor!??? ( çok küçük spoiler.^^) 

Kitaptan beklentimin yüksek olduğunu öncelikle belirtmek istiyorum. Yani ben arka kapağında yazdığı gibi kült bir roman bekliyordum. Ama kader ağlarını yine ördü ve Adanalı bir rap sanatçısının şu sözleri çalındı kulağıma: ‘’… O işler öyle olmuyor usta.’’ 

Dublörün Dilemması kitabını üç temel noktada eleştireceğim. Kurgu, Palahniuk tarzı ve niçin bu kadar bilgi yığını var. 
İlk olarak güzel haberi vereyim. Kurgu müthiş. Bu kitabın zihnimde yer edecek tek tarafı sanırım kurgusu olacak. Ben kurguyu çok zekice ve komik buldum. Kitabın ön sözünde yer alan Cüneyt Arkın repliğine atıfta bulunurcasına zeki ve komik bir kurgu vardı. Zaten sayfaları çevirdikçe beklentimi mahveden o kara bulutları bu zeki kurgu dağıttı. İkinci kısım ben bir ara Palahniuk okuyorum sandım. Vallahi bana sadece metni verseler bu yazar kim tahmin et deseler şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte Chuck Palahniuk der ve tahtaya bir 3 puan daha yazmanızı rica ediciiiim diye de eklerdim. Ama hayır okuduğum kitap Murat Menteş’e ait diye biliniyordu. Yazar belki bilerek belki bilmeyerek Chuck reisten baya etkilenmiş gibi. Belki sorma imkanım olsa ve sorsam hayır böyle bir şey kesinlikle yok der ama ben hissettiğimi söylüyorum. O sürekli bilgi veren tarz, bugün başınıza şunun gelme ihtimali ile dolan sayfalar falan tam Palahniuk işi. Bir yazardan etkilenmek çok doğal ama çok benziyordu yahu. Bu etkiden öte öykünmek gibi geldi bana haşa huzurdan. Bu tarz ile bağlantılı değineceğim üçüncü nokta ise artık b*kunun çıktığını düşündüğüm genel kültür şovu idi. Bakın şovu diyorum çünkü yazarın bize karakterler aracılığı ile el salladığını düşünüyorum. Ve ben de ona el sallayarak şunları söylemek isterim: Abi çok bilgi vermişsin be valla. Abartmışsın yani. Hayır hikaye ile alakalı olsa içimde yanmayacak. Bir dahakine lütfen daha az bilgi ver. Öptüm güzel gözlerinden. 

Yukarıda anlatmaya çabaladığım gibi kitap tam bir dilemma! Kurgusu zekice. Komik. Ama sayfalar bazen sıkıcı oluyordu benim için. Evet değişik bir kitap ama ben çok sevmedim. Murat Menteş’in toplumsal duruşunu ve aydın kimliğini takdir edenlerden birisiyim. Ama bir süre kitapları ile ilgili olmayacağım sanırım. Oysaki Korkma Ben Varım kitabını çok merak ediyordum. Neyse başka bahara kaldı artık. Kitabı merak eden varsa tabikide okusun, şans versin. Beğeneni vardır bu kitabın. Yere göğe sığdıramayanda olmuştur. Ama ben tatmin olmadım. 

Herkese keyifli okumalar dilerim. Kitapla kalın, hoşça kalın!

1 yorum:

  1. ooo yeni başlık
    alırım bi dal.
    güzel kitaptır kendisi.

    YanıtlaSil